Domuz gribinin desteğiyle genişlettiğimiz bayram tatiline ve bende şimdiden uyandırdığı o tatlı rahatlık hissine dair, daha tatlı birşeyler yazmayı planlıyordum; ama bugünkü ingilizce dersinde hocayı dinlerken kafama dank etti - benim bir derdim var! Bu derdimi anlatmak zorundayım.
- Giriş -Okul hayatım boyunca yazdığım raporların haddi hesabı yok. Hatta geçen yaz stajımda 3 tane, bitirme projemdeyse şu ana kadar 2 tane teknik rapor hazırladım. Yazdığım raporları inceleyen insanlar, uzman ya da hoca, sağolsunlar ki çok güzel geri bildirimlerde bulundular. Ben de yazılı iletişim kültürümü az biraz geliştirebildim.
Mühendislik fakültesi de bu kültürün öneminin farkında olacak ki, öğrencilerinin bu konuda eğitim almasını istiyor. Bilgisayar mühendisliği öğrencileri olarak, tıpkı diğer pek çok bölümün öğrencileri gibi, ingilizce dersleri alıyoruz üniversite hayatımız boyunca. Bizim bölümümüzün müfredatında 1. sınıfta
ENG101 ve
ENG102 (ingilizce ve kompozisyon), 4. sınıfta ise
ENG401 (teknik rapor yazım dersi) dersi yer alıyor. Bu derslerin içerikleri, ingilizce dilinde sözlü ve yazılı iletişim yeteneklerimizi geliştirmek üzere tasarlandığı söylenmektedir. Nitekim hocaların derste söylediği pek çok bilgi de dikkate değer.
- Sorunun tanımı -
Peki benim sıkıntım nedir? Benim sıkıntım, bu derslerle ilgili birkaç temel sorun yaşıyor olmamdır ve bu sorunları sadece benim değil, diğer herkesin yaşıyor olmasıdır.
Öncelikle, bu derslerde şekilciliğe gerektiğinden çok daha fazla önem verilmektedir. Hatta bazı ayrıntılar
hocadan hocaya, SENEDEN SENEYE, olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Normalde bölüm hocalarının hiç dikkat etmeyecekleri ıvır-zıvırlardan bahsediyorum.
*
Introduction bölümü
Abstract bölümüyle aynı sayfada olmayacakmış,
* "İçindekiler" sayfasına kadar sayfa numaralandırılması "rumen" rakamlarla olacakmış, dur o geçen seneymiş, şimdi yapmamamız gerekiyormuş,
* paragraf başlarında "tab" olacakmış ya da olmayacakmış,
* Paragraflar arasında okunabilirlik için birer boşluk bulunacakmış/bulunmayacakmış,
* "Double Spacing" olacakmış; yok deve, bundan sonra "1.5 spacing" yapacaksınız,
* yazı "sola bitişik" ya da "justified" olacakmış,
* Metin içindeki alıntıları "Tırnak içine" alacaksınız, yok hayır, MLA kullanacaksınız (GizemliBirKurulKararı, 5).
* "Alıntılar", "References" şeklinde mi, "Annotated Bibliography" mi, "References" olarak mı yazacamışız,
* Madde madde yazılacakmış, ama yok, dur bir dakika,
* Maddeli yazarsak puan kaybedermişiz.
Halbuki bu detaylar aracılığıyla okuyucunun algısını ne kadar etkildeğimiz konusunda herhangi bir bilgi edinemiyoruz.
Bu bağlamda bilginin özünü yakalayamıyor ve şekline takılıp kalıyoruz.Ayrıca bu derslerin iş yükü ve notlandırmaları arasındaki denge de tartışmaya açıktır. Hepsi katalog dersidir. Ağırlıkları %15-20 olan işler, başta
şekilci kriterler olmak üzere birtakım kriterlere dayanılarak kıt bir şekilde notlandırılır. Bu durum özellikle ENG101 dersinde çok can sıkıcıdır - çünkü toplamda 70 puanın altına inenler (yani C'nin altında alanlar) otomatik olarak
F notu almaktadır.
En güzel çabamızla bile ancak "eh, şöyle-böyle" notu alabilirken, verilen işlerde amacımızın "öğrenmek" ya da "puan toplamak" değil, "mümkün olduğunca az puan kaybetmeye
çabalamak" olması çok da olağan bir sonuçtur. İçerik dışı katılım ek puanla da ödüllendirilmemektedir. Megalomanlığı tutup sınıfın yarıdan fazlasını sınıftan bırakan hocalar da ayrı bir dert zaten (bkz: Carl Kieck).
Sonuçta ENG derslerinin eğitici niteliklerini tehlikeli bir ölçüde kaybettiklerini ve öğrencilerin motivasyonunu düşürdüklerini, başlangıçta iyi niyetlerle verilmesi planlanan bu derslerin kötü ünlerinden bir an önce kurtarılması gerektiğini düşünüyorum.
- Önerilen Çözüm -Çözüm ne olabilir? Her bir hocanın kulağını çekip "öğrencilerin kağıtlarını adam gibi değerlendirin" demek olmaz (bu konuyu şimdilik "her hocanın kendi tarzı vardır" diye geçiştirelim). Çözüm tabii ki de bu derslerin gerekliliğini sorgulayıp kaldırmaktan da geçmiyor; ancak bu derslerin müfredatımıza olan etkisi üzerinde yoğunlaşmamızda fayda var. Benim önerim şudur: tıpkı CS 299/399 (yaz stajı) derslerinde olduğu gibi
kredi ağırlıkları 0a indirilsin ve A-F şeklinde değil de SATISFACTORY (S) / UNSATISFACTORY (U) şeklinde değerlendirilsin. - Kriterler -Bu öneriyi kullanışlılık, kabul edilebilirlik ve uzun vadeli etkilerini göz önüne bulundurarak değerlendirmeliyiz.
Kullanışlıdır, bu dersleri geçebilen öğrencilerin arasında oluşabilecek haksız ve niteliksiz not farklılıkları ortadan kalkmış olur.
Kabul edilebilirdir, dersi veremeyenler hala tekrar almak durumundadır. Bu da fakültemizin ilk baştaki misyonuna gayet uygundur.
Uzun vadede etkilidir, derslerin olumsuz imajı bir parça da olsa düzelir ve eğitimsel değeri daha da artacaktır. Dolayısıyla öğrenciler daha kaliteli eğitim göreceklerdir. Böylece "tiki ama ingilizceden zırnık anlamayan Bilkent öğrencisi" tanımındaki "ama ingilizceden zırnık anlamayan" cümleciğini silebileceğiz.
- Metodoloji -
Diğer üniversitedeki sistemlerle karşılaştırmak lazım.
Özellikle de İngiltere ve Amerikadaki üniversitelere bakmalı. Oradaki öğrenciler nasıl bir teknik yazım dersine tabi tutulmaktadır? Bir başka yöntem de, yetkililerle söyleşi yaparak şu anki sistemin hangi gerekçeyle aklandığını öğrenmektir.
- Alıntılar - * 4 yıldır yazdığım raporlar ve geri bildirimleri
* ENG derslerinde yazdığım raporlar/metinler ve geri bildirimleri
Not: "Özet kısmını yazmamışsın" diyenlere: sağlık olsun, puan almak için yazmadım zaten.